Murat Saydam

On yıl önce BİLGİ’ye geldim; BİLGİ benim çalıştığım iş yeri değil, gerçek anlamda tüm dünyayı hayatıma katan okul oldu.

On yıldır hiç işe gidiyorum, demedim; sürekli öğrendiğim ve kendimi geliştirmeme fırsat tanıyan bir dünyanın içerisindeyim. Okula gidiyorum… Öğrenme merakımı giderebileceğim yegâne yere.

Bu dünya, duvarlarını yıkmış bir dünya, hiç bir yerde hissetmediğim kadar BİLGİ’de özgür hissediyorum.

Şekle değil öze değer verildiğini hissediyorum. Pırıl pırıl gençlerin yanından geçerken gözlerindeki umutlarına şahit olmak, hocalarımızla santralistanbul Kampüsü’nün Arnavut kaldırımlı yollarında yüz yıllık binaların önünde okulu konuşmak… Bu keyfin yerini başka ne doldurabilir ki?

BİLGİ benim için böyle bir yer ve bununla ilgili en güzel anım ise tanıtım günlerimizden.

Çalışan öğrencilerimize lojistik açıdan yardımcı olması için bisikletler almıştık. Bisikletleri görünce bir tanesini aldığım gibi öğrenci arkadaşlarımızın görev yerlerine bisikletle gidip onlara sürpriz yapmak istedim. Görüntüm oldukça komikti, sadece beni görmeleri birkaç saat daha keyifle çalışabilecek bir eğlence çıkaracaktı onlara.

Ben bisiklet için biraz büyük duruyordum…

Rektörlüğün önünden geçerken bir toplantı bitmişti sanırım; bir kalabalık vardı. Yaklaştıkça insanları seçmek kolaylaştı. Rektör Hocamız ve Yardımcılarına, Genel Sekreterimize hatta Mütevelli Heyet Başkanımıza bile bu halimle yakalanmış bulundum. Görüntüme sesli bir eğlence daha katarak bisikletin ziline de yolu açmaları için var gücümle basmaya başladım. Aslında beni daha erken görmelerine ve karşılıklı kahkaha atmamıza sebep oldu bu zil sesi.

El salladılar, kahkaha attık; öğrencilerimin yanına ulaştım ve hepsinin kahkahalarıyla gün devam etti. O günümden hayli fotoğraf ve video var öğrencilerimin elinde. Yaşanabilecek en kötü durumu o kadar güzel atlatmıştım ki bütün gün bisikletten bu yüzden inmedim; çocukların sosyal medyaları için iyi malzeme çıkardım.

Bisikletle binaya girdim, asansöre bindim ve konferans salonuna bisikletle giriş yaparak günü kahkahalar ve alkışlarla sonlandırdım.

Fotoğrafım o günden…

BİLGİ’de hala ara sıra o bisiklete biniyorum. Kampüsün içinde biraz yol almak, kısa ama çok keyifli. Yüz yıllık ağaçların yeşili, kuşların sesi, güzel bir esinti… Kendin olmaktan korkmadığın, yadırganmadığın bir dünya BİLGİ.